Ana Sayfa Ekoloji 8 Ağustos 2021 27 Görüntüleme

‘Mücadelenin geliştirilmesiyle Kanal İstanbul’u durdurabiliriz’

Marmara Denizi’ni Karadeniz’e yapay bir şekilde bağlayacak 45 kilometre uzunluğunda ve 20,75 metre derinliğinde beton bir suyolu oluşturacak Kanal İstanbul Projesi, son 10 yıldır Türkiye’nin gündeminde yer alıyor. “Çılgın proje” olarak tanıtılan kanal projesi gemi trafiğini azaltacağı ve kaza riskini en aza indireceği iddia edildi. Ancak Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın yayımladığı Türk Boğazları Gemi Geçiş İstatistiklerine göre ise, gemi trafiğindeki gerileme bu yıl da sürdü. Geçen yılın ilk 6 ayında boğazdan 19 bin 224 gemi geçerken, bu yıl aynı dönemde boğazdan geçen gemi sayısı 147 azalarak, 19 bin 77 oldu.

İTİRAZLAR SÜRÜYOR 

Projenin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu 2019’un sonunda hazırlanırken, Mart 2020’de ihaleye çıkarıldı. Gündeme geldiği günden bu yana itirazların yükseldiği proje için, 26 Haziran’da temel atıldı. Kanal İstanbul Projesi’nin yapımını ve amaçlarını değerlendiren Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu üyesi Rahim Noz, temeli atılan yerin Kuzey Marmara otoyolunun bağlantısı olduğunu belirtti. Noz, “O günden sonra tekrardan itirazlar edildi. Bir proje değişikliği yapıldı. Yol genişliği konusunda değişikliğe gittiler. Kanal yapmayacaklarını çok net biliyoruz. Bunun bir karşılığı yok. Orada rant var” dedi.

ŞİRKET GİBİ YÖNETİLİYOR 

İktidarın ekolojistlerin bütün itirazlarına rağmen inşaat çalışmalarına devam ettiğini ifade eden Noz, “Bunun bir örneğini 3’üncü havalimanı inşaatı başlamadan gördük. Araştırma yapan arkadaşlarımız, bu alanda havalimanı olmayacağını söylemişti. Bu havalimanının eko sistemi tamamen bozacağını dile getirdi. Ama baktığımızda ülke gözünü tamamen müteahhitliğe dikmiştir. Ülke bir şirket gibi yönetiliyor” diye belirtti.

RANT UĞRUNA YALAN 

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın yayımladığı verilerde gemi trafiğinin azaldığına dikkat çeken Noz, iktidarın öne sürdüğü kozların yurttaşları “kandırmak” olduğunu söyledi. Noz, “Kanalı yapmak için öne sürdükleri, gemi trafiğini azaltmaktı. Verilerde görüyoruz ki zaten her sene bu trafik azalıyor. İktidar rant uğruna yalana başvuruyor” diye konuştu.

MÜCADELE GENELLEŞTİRİLMELİ 

Kanal İstanbul’un sadece yöre halkını değil, tüm balkanları ilgilendirdiğini söyleyen Noz, kanala karşı mücadelenin genelleştirilmesi gerektiğini dile getirdi. Noz, “Yaşanan tahribatlar yeni zenginleri çıkarıyor. Halk fakirleştikçe yeni zenginler ortaya çıkıyor. Yaşanacak alanları azaltacak. Kanal projesiyle birlikte ülkenin kadim halkları diyebileceğimiz emekçi kesimlerin olmayacağı alanlar yaratılıyor. Kendi gettolarını oluşturuyorlar. Orada yaşama şansımız yok. İnsan gücüne ihtiyaç duyduklarında bizi götürecekler. Ama orada yaşayamayacağız” ifadelerini kullandı.

GÜÇLERİ YETMEYECEK

İstanbul ve balkanların nefes alamayacak bir noktaya götürüldüğü uyarısında bulunan Noz, “Kanal İstanbul’un yapılamayacağını biliyoruz. Yapamayacaklar, çünkü buna güçleri yetmeyecek. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, ‘Kanalı bitirmeye siyasal güçleri yetmeyecek’ diyordu. Bu doğru ama orada ranta açılan toprakları bir daha geri alma şansımız olacak mı? Bunun için mücadele etmek gerekiyor” şeklinde konuştu.

MÜCADELE DEVAM EDİYOR

Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu olarak kanala karşı mücadelelerinin devam ettiğini vurgulayan Noz, “Halk omuz verirse, bunları durduracağımıza inanıyoruz. Doğasına sahip çıkan herkesi sokağa davet ediyoruz” dedi.

MA

Politika Haber

Yorumlar

Tema Tasarım | Osgaka.com