CHP’li Hamzaçebi: Esenyurt’ta büyük bir imar cinayeti işlenmiştir

0
110

CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi, “Bir belediye başkanı 5 kata ruhsat verip, 13 katlı maket projenin önünde durup “O projenin arkasında belediye başkanı var.” güvenini, imajını vatandaşa verirse bunun sorumlusu doğrudan belediye başkanıdır” dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi, başta İstanbul’un çeşitli ilçeleri olmak üzere tüm Türkiye’de konut satış vaadiyle gerçekleştirilen dolandırıcılık iddialarının araştırılarak hak sahiplerinin mağduriyetlerinin giderilmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla verilen araştırma önergesine ilişkin Meclis Genel Kurulu’nda söz aldı.

CHP’li Hamzaçebi, “Esenyurt Belediye Başkanı zamanında Esenyurt’ta  büyük bir imar cinayeti işlenmiştir. Bu imar cinayetinin kurbanları da vatandaşlar olmuştur” dedi.

Hamzaçebi’nin Meclis Genel Kurulu’ndaki konuşması şöyle:
“İstanbul Esenyurt ilçesi 2008 yılında ilçe olmuştur. 2008 yılında Esenyurt’un nüfusu 373 bindir, 2019 yıl sonu nüfusu 954 bindir, kayıtlı olmayanlarla birlikte hâlen nüfusunun 1 milyon 200 bin civarında olduğu tahmin edilmektedir. Sadece resmî nüfusu dikkate alırsak, 2008 yılından 2019 yılı sonuna kadar Esenyurt’taki nüfus artış hızı yüzde 156’dır. Bu yoğun, hızlı nüfus artışının yarattığı bir konut talebi vardır. Konutta olağanüstü bir talebin meydana gelmesi, bazı açıkgöz kişileri, müteahhitleri ya da arsa sahiplerini harekete geçirmiş; arsa sahibi-müteahhit iş birliğiyle birçok vatandaşımız, bugüne kadar konut satın alma umuduyla girmiş olduğu projelerin sonucunda mağdur olmuşlardır.

Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un getirmiş olduğu bir takım kurallar vardır. 1994 yılındaki 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun, kampanyalı satışları Ticaret Bakanlığının iznine bağlamıştır. 2014 yılında yürürlüğe giren yeni 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun çok daha sıkı kurallar getirmiştir. Neleri getirmiştir? Konut satış kampanyaları çerçevesinde ön ödemeli bir satış yapabilmek için sözleşmenin noterde düzenlenmesi gerekir. Ön ödemeli konut satışına ilişkin sözleşmenin tapuya tescil edilmesi gerekir. Bu şekilde resmî bir nitelik taşımayan sözleşme düzenlenmedikçe, tapuya tescil edilmedikçe vatandaşlardan herhangi bir şekilde para toplanamayacağı hükmü getirilmiştir. Birçok yasaklar getirilmiştir. “İnşaat ruhsatı alınmadan asla ve asla vatandaştan para toplanamaz.” hükmü, sınırlaması getirilmiştir. Ama Esenyurt’ta bunların hiçbiri uygulanmamıştır. Bu konuda birçok örnek vardır. Vatandaşlardan, bunların hiçbir yapılmaksızın, bu kuralların gereği yerine getirilmeksizin paralar toplanmıştır, inşaatlara başlanan projeler olmuştur, başlanmayan projeler olmuştur ama milletin gözü önünde, Esenyurt Belediye Başkanının gözü önünde, onun göz yumması nedeniyle, Ticaret Bakanlığının görevini yerine getirmemesi sayesinde on binlerce vatandaşımız bugün maalesef mağdur konuma düşmüştür. Bu vatandaşlarımız kendilerini dolandırılmış hissetmektedir ve bu vatandaşlarımız Türkiye Konutla Dolandırılanlar Hak Sahipleri Platformu altında örgütlenmişlerdir. Ben şimdi bu platformun burada sözcülüğünü yapıyorum.

Benzer Haberler  Kılıçdaroğlu: Milletin vekilini millet seçsin

Nasıl işlemiş süreç? Bir örnek, şu çarpıcı bir örnek: Zamanın Esenyurt Belediye Başkanı var. Bir projenin tanıtım töreninde bulunuyor, yanında müteahhitler de var. Bu projenin adı, ismi her yerde malum. Maket proje 13 katlı ama bu proje önünde fotoğraf verdiği tarihte buna verdiği inşaat ruhsatı 5 kat. Satış, 13 kat üzerinden yapılıyor ama inşaat ruhsatı 5 katlı ve bu ruhsat da bugün iptal edilmiş durumda. İnşaat 5 kata kadar yapılmış ama 13 kat üzerinden satışlar yapılmış, vatandaşların şikayeti üzerine yapılan soruşturma sonucunda açılan davadan dört bin yılla yargılanan müteahhitler olayı ortaya çıkınca da “Bana mı sordunuz.” demiş Esenyurt Belediye Başkanı, bu sadece bir örnek.

Esenyurt Belediye Başkanı zamanında Esenyurt’ta  büyük bir imar cinayeti işlenmiştir. Bu imar cinayetinin kurbanları da vatandaşlar olmuştur. Bir vatandaşımız Memduha Kayacan, gazetelerde beyanatı var “Engelli bir çocuğum var, gazete bir ilan okudum ‘Engelli vatandaşlara indirimli ev’ mutlu oldum, adrese gittim, beni ikna ettiler, bu zaten devletin görevi, devletin politikası dediler, projeye girdim, tam bugüne kadar 100.800 lira para yatırdım ama paramı kaptırdım, benim binamda benim aldığım daireye başka kişilere de satmışlar, şu an ben dolandırılmış durumdayım ama beni dolandıran müteahhidi de başka dolandıranlar var, beni iki kere dolandırdılar.” dedi. Esenyurt’ta iki kere dolandırılıyor vatandaşlar, bir vatandaşı dolandıranlar bir de vatandaşı dolandıranı dolandıranlar.

Tuzla’da 184 bin 350 kişiye satılmış, bu şekilde ne kadar kişi var biliyor musunuz? On binlerce insan var, toplam mağdur olan vatandaş sayısı 100 bine ulaşmakta Türkiye genelinde. Bunun dolandırılan kısmı vatandaşların ifadesine göre üçte 2’si, üçte 1’i inşaat sektörünün içine girdiği krizden etkilenmiş durumda. Ticaret Bakanlığı görevini yapmamış, Sayın Ticaret Bakanı’ndan iki hafta önce randevu istedim Esenyurtları size getireceğim dedim “Ben inceleyeyim size döneceğim.” dedi. Bekliyorum, herhâlde Sayın Bakan çok yoğun incelemesini tamamlayamadı. Umarım önümüzdeki günlerde dönecektir.

Benzer Haberler  İBB'nin düzenlediği 'Haliç Kıyıları Tasarım Yarışması' sonuçlandı

Bu soruna Türkiye Büyük Millet Meclisinin el atması lazım. Bu vatandaşlar çare bekliyor, yasa bekliyor. En kısa sürede bu sorunu çözecek bir yasayı Türkiye Büyük Millet Meclisi çıkarmalıdır.”

Hamzaçebi’nin konuşması üzerine AKP adına söz alan Mustafa Demir, Esenyurt’ta bahsi geçen konut dolandırıcılığıyla ilgili şikâyetler olduğunu belirterek, “Bunu Belediye Başkanlığı dönemimizde de takip ettik. Şu anda konu yargıya intikal etmiştir” dedi.

Demir, Mimarlar Odası’nı suçlayarak şunları kaydetti:

“Mimarlar Odasının 2010 yılında Esenyurt Belediyesi’nin geçerli, reel, nazım imar planlarına yaptığı itiraz neticesinde 2014 yılında 5’nolu İdari Mahkeme Esenyurt’un uygulama imar planlarını durdurmuştur. Normalde geçerli imar planları üzerine yapılmış çalışmalar var. Arkasından Mimarlar Odası tarafından mahkemeye götürülmüş ve durdurulmuş imar planları var. Arkasından tekrar bir imar planları daha yapılmak zorunda kalındı. İşte, bu, ikinci imar planlarıyla, birinci imar planları arasında yüzde 50’ye varan yapıda kısıtlama söz konusu oldu. İşte, asıl problemin kaynağı, asıl bu mağduriyetin temel kaynağı, birinci imar planlarıyla, ikinci imar planları arasındaki yapı stokundaki azalmadır ve bunun tek müsebbibi en önemli müsebbibi de o meşhur odalardan biri olan yine, Mimarlar Odasıdır. Bunu sadece Esenyurt’a değil, benim belediye başkanı olduğum dönemde de Fatih’e de yapmıştır.”

CHP’li Hamzaçebi ise Demir’in sözleri üzerine şöyle konuştu:
“Fatih eski Belediye Başkanı olarak Esenyurt’taki bu devasa yolsuzluğu sahiplenmesini doğrusu yadırgadım. Demek ki bu yüz bin civarındaki vatandaşımızın sorumluluğu müteahhitlere ait değil, arsa sahiplerine ait değil “Git istediğin kadar, istediğin emsal inşaat yap.” diyen belediye başkanına ait değil, Mimarlar Odasına ait; teessüf ediyorum, üzüntülerimi bildiriyorum. Sonuçta, bu vatandaşlarımız yıllardır sürünüyor, evlerini alamıyorlar, paralarını yatırmışlar, hayalî konutlar var. Bir belediye başkanı 5 kata ruhsat verip, 13 katlı maket projenin önünde durup “O projenin arkasında belediye başkanı var.” güvenini, imajını vatandaşa verirse bunun sorumlusu doğrudan belediye başkanıdır.”

Bir Cevap Yazın