Korona günlerinde kaybolan insanlığımız!

0
330
korona luppo

Gözünüzle gördükleriniz her zaman doğruyu yansıtmıyor. Görmek ve bakmak arasındaki farkı öğrenmedik. Öğrenmek istemedik. Korona günlerinde, kapalı kapıların ardında sıkışıp kalan hayatlar arasında “kimin ne derdi var” diye sorgulamaktan aciz kaldı insanlık.

Önyargılarınızı gördüklerinize denk tuttunuz. İnsanlık nerede kaldı?

Hangi ara vicdandan bu kadar uzak kaldık. “Hepimiz”, “birliğimiz”, “beraberliğimiz” kelimelerine tam da ihtiyacımız olan bu dönemde…

Herkes bir günah keçisi arar oldu!

Geçtiğimiz cuma günü korona virüsü tedbirleri kapsamında sokağa çıkma yasağının, yasağa 2 saat kala açıklanması binlerce insanımızın çaresiz sokağa çıkmasına sebep oldu.

Kim ister ailesine, çocuklarına ve sevdiklerine ölümcül virüs bulaştırmayı..

Alınan onca tedbirler emek boşa gitti, evet.!

Ancak bu tedbirlerin boşa gitmedi sokağa çıkan insanların suçu değildir.

Sosyal medya üzerinden ahkam kesenler, “iki günde açlıktan ölmezsiniz” diyenler, “sizin yüzünüzden virüs çoğalacak” diyenler, “korona virüsü değil sokağa çıkanların cehaleti öldürecek” diyenler, alay edip, dalga geçenler… “Evleneceğiniz kişiye 10 Nisan’da neredeydin sorusunu sorup zekasını ölçün” diyenler..! Ve daha neler neler..!

Ne ara bu kadar kör olduk, sağır olduk. Neden artık vicdanlarımız konuşmuyor! Hayat bir varmış bir yokmuş kabusuna dönmüşken kimseyi suçlama hakkına sahip değiliz.

Günlük yevmiye ile çalışanları, haftalığını alıp markete ve fırının önüne koşanları, metrelerce sıra oluşturup evinin ihtiyaçlarını almaya gidenleri suçlamak ne de kolay değil mi?

Kimi evlerin kileri var, kimi evlerin çift buzdolabı, ekstra dondurucuları…

Kimi evler de boş buzdolabı….

Kapalı kapılar ardında kimin neye ihtiyacı var, nereden bileceksiniz?

Bu kadar empati yoksunluğuna nasıl ulaştı insanlık. Biraz empati… Sadece “ben olsam çıkmam sokağa” demekle olmuyor!

Acaba neden sokakta.!

“Bu ürünü neden almaya ihtiyaç duymuş”? “Aldıysa vardır bir bildiği” demek yerine alay etmek… Bela okumak, zekasını sınamak..!

Benzer Haberler  Berberler hangi tarihte açılacak?

Bir yanda elinde luppo kek alanı, diğer yanda içecek alan insanların fotoğraflarını çekerek alay etmek ve daha nicesi…!

İki gün yemek yemeyen ölmez!

İki gün kek yemeyen ölmez! Cola içmeyen de ölmez!

Evinde yaşlı hastası mı var?

Aş eren hamile eşi mi var?

Hasta çocuğu mu var?

O güne dek cebinde parası mı var? Bilmeden ahkam kesmek ne kadar kolay..!

Varsayalım ki hafta boyunca çalışmış, günlük ya da haftalık yevmiyesini almış bu insanlar. Akşama çayın yanında canının çektiği keki ailesiyle yemek için sıraya girdi diyelim.

Size ne? Bize ne? Bana ne?

Belki de hafta boyunca çocuğuna söz verdiği haftalığını alınca da “yarın alırız” diye ertelediği keki sokağa çıkma yasağını duyunca bir koşu almaya gitti..

Yine hamile olan eşinin canı tatlı çekti Ya da cola..! Bir çok neden üretilebilir..! Yeter ki insanca bakmak isteyelim. Dedim ya hayat gördüklerimizden ibaret değil.

Meseleyi sadece bir kek bir içecek almak olarak görenler..

Bakmayı da bilmeli, anlamayı da..!

10 Nisan’dan illa bir dram çıkarmak gerekmez. Lakin gördüklerinizle yaşananlar da bir değilmiş değil mi?

Nitekim elinde kekle market sırasına giren insanın dramı bugün belli oldu.

İşsiz bir vatandaşımız sokağa çıkma yasağını duyunca, komşusundan borç almış ve markette alabileceği gıda ürünlerinin çoğu kalmadığı için o keki ve birkaç parça yiyecek almış.

Değdi mi insan onuruyla alay etmeye! Şimdi duyarlı davranmaya, vah demeye, tüh demeye başlandı. Bir haftadır alay etmeye değdi mi?

Biraz empati, biraz da “vardır elbet bir bildiği, yoksa niye evinden çıksın” demeyi öğrensek.

“Komşu komşunun külüne muhtaçtır” sözümüz ne de güzeldir. İki gün için komşusuna da gidip istekte bulunabilir insan. Ama ya komşusu ile samimi değilse, yeni taşınmışsa ya da kavgalı ise?

Benzer Haberler  Fahrettin Yokuş: Yerel medyadan RTÜK payı ve Türksat uydu bedeli alınmasın

Belki de paylaşmayı sevmeyen bir komşusu vardır, ya da utandığı için komşu kapısını açmak istemiyordur..!

Hüküm vermek, yargılamak bu kadar kolay olmamalı..

Bizler Millet olarak yardımlaşmayı, paylaşmayı seven insanlarız

Ne yazık ki ayrıştıkça ayrışıyor, bölündükçe bölünüyoruz.

Yaşadığımız her felakette insanlık da bölünüyor. Neden “dur” demiyoruz.

Ölümler acılar felaketler bizleri kutuplaştırmasın artık!

Bugün varız yarın yokuz..!

Biraz daha vicdan, biraz anlayış, biraz hoşgörü..

İnanın zor değil. Her an hepimiz bir çaresizlik içinde olabiliriz. “Çıkmam” dediğiniz o sokağa çıkmak zorunda kalırsınız. Öyle bir an gelir ki, muhtaç olmadığınız şeye muhtaç olursunuz.
Kınadığımız ne varsa, “yapmam” dediğimiz ne varsa bir bakmışız ki yapmışız.

Bu zamanlar vicdan zamanı! Bu salgın vicdanla aramıza koyduğumuz mesafeyi kaldırmayı anlatıyor. Sevdiklerimizle uzak mesafeli sevmeyi, vicdanımızla yakınlaşmayı öğretiyor… Ölüm ensemizde çok sesli koro gibi bağırmakta!

Kırmadan, yormadan insanlığın yeniden vicdanlarda yeşermesini umut ediyorum..

Sağlığınız ve sevdikleriniz korona virüsünden ve tüm hastalıklardan uzak kalsın…

Çaresizliklerden uzak dursun hayatınız ve çaresizlere derman olsun sözleriniz..

Bir Cevap Yazın