AKP hükümetinin Suriye’deki hedefi ne? Bu hedef için belirlediği strateji ne? O stratejiyi gerçekleştirmek için uyguladığı/uygulayacağı taktikler ne?

Soruyu biraz daha netleştirelim: AKP hükümeti Suriye’nin toprak bütünlüğü için mi, yoksa Suriye’nin parçalanması için mi bu ülkede asker bulunduruyor?

Hadi daha da somut ilerleyelim…

AKP’nin hedefi ABD’nin kurmaya çalıştığı PYD/YPG koridorunu dağıtmak mı? “Asıl” hedef bu olsaydı, bu hedefi Şam yönetimi ile anlaşıp, Suriye ordusunun kendi topraklarında egemen olmasını sağlayarak gerçekleştirmek daha maliyetsiz olmaz mıydı?

AKP’nin hedefi Türkiye’ye Suriyeli göçünü önlemek mi? Bunu Şam yönetimi ile hareket ederek önlemek daha olası değil miydi, bugün ve yarın için daha olası değil mi?

“Esas” hedef, ne PYD/YPG koridorunu bozmak, ne de göçü önlemek…

AKP bu iki hedefi, “esas hedefinin” örtüsü olarak kullanıyor. Öyle olduğu için de o iki sorunu Suriye ile anlaşarak daha kolay çözmek varken, zor ve maliyetli yönteme başvuruyor!

AKP’nin Suriye hedefi

AKP’nin Suriye hedefi son 10 yılda, şartlara bağlı olarak dört şekilde belirdi:

1. Esad’ı kazanma hedefi: AKP 2009-2010 yıllarında Esad’ı kazanma hedefi yürüttü. Esad’ı kazanarak, Suriye ve Ürdün’le “Ortadoğu birliği” kurarak “bölgesel hegemon” olabilecekti. O nedenle “kardeşim Esad” deniyordu. Olmadı.

2. Esad yönetimine İhvan montajı hedefi: 2011’de Suriye’de iç karışıklık başlamasıyla birlikte AKP, hedefini Şam yönetimine İhvan montajı yapmak şeklinde güncelledi. Esad’dan, ismini verdiği yedi İhvancı’yı bakanlar kuruluna almasını istedi. Esad reddetti.

3. Esad’ı devirme hedefi: AKP bunun üzerine Esad’ı devirme hedefine yöneldi. Suriye ordusuna karşı ÖSO’yu kurdu; ABD’nin siyasi, Suudi Arabistan’ın istihbarat ve Katar’ın finans desteği ile Esad’a karşı harekât başlatıldı. Öyle ki, PYD lideri Salih Müslim bile Ankara’ya davet edilip Esad’a karşı ÖSO’yla hareket etmeye teşvik edildi.

O da olmadı. Rusya’nın 2015’ten itibaren sahaya askeri olarak inmesi, Suriye denklemini değiştirdi: İnisiyatif Atlantik’ten bölge ülkelerine geçti.

4. ÖSO koridoru kurma hedefi: AKP, yeni duruma uygun olarak hedefini güncelledi. Rusya’yla birlikte hareket etmeye başladı. Esad’ı devirme hedefi yerine Suriye’nin kuzeyinde ÖSO koridoru kurma hedefi belirledi. Rusya ve İran’la işbirliği yapacak, ABD’nin PYD/YPG koridorunu bozduktan sonra ise orada kalacak ve o koridorun yerine kendi nüfuz bölgesini inşa edecekti!

Kuşkusuz bu Moskova ve Tahran’dan da görülüyordu. Ancak Moskova, Ankara’nın Atlantik kuvvetleriyle hareket etmesi yerine Astana Platformu içinde kalmasını daha kazançlı görerek, sorunu zaman içinde çözmeye bıraktı.

Yanlış hedef, yanlış strateji

İşte İdlib konusu, zamana bırakılan sorunun çözüm zamanının gelmesiyle ilgilidir.

Moskova, siyasi çözüm aşamasına geçebilmek için artık sahadaki bu askeri problemin çözülmesini istemektedir.

AKP sözcüleri, kendi ifadeleriyle, İdlib’i Suriye rejimine bırakmak istemiyor! Neden? Çünkü İdlib’i verirse, Afrin’de tutunamayacağını düşünüyor. Afrin’de tutunmak ise “82. il Halep” hedefi için gerekli…

AKP bu hedefi ve bu hedef için belirlediği stratejiyi değiştirmediği sürece, sorun Türkiye yararına çözülemeyecektir. Zira yanlış strateji doğru taktiklerle düzeltilemiyor; ki taktiklerin de çoğu yanlış!

6 maddede çıkış stratejisi

Türkiye’nin bir “çıkış stratejisi”ne ihtiyacı var:

1. Ahmet Yavuz’dan Cem Gürdeniz’e kadar deneyimli generallerimiz/amillerimiz önemle belirtiyor: “Suriye rejimine karşı askeri sahada zafer elde etmek Türkiye için hedef olamaz. Bu ancak Pirius Zaferi olur.

Türkiye bu hedeften vazgeçmeli ve Soçi Mutabakatı’nı sahanın yeni gerçeklerine göre güncellemelidir.

2. Suriye ordusunun terörle mücadele etmesi Türkiye için yararlıdır. O nedenle Türkiye, Şam yönetiminin kendi topraklarında egemenlik tesis etmesini kolaylaştırmalıdır.

3. Bunun için de Suriye ordusunun egemenlik tesis ettiği bölgelerde kalan gözlem noktaları, göç sorununu çözmek üzere batıya ve kuzeye çekilmelidir.

4. İdlib’in batısında ve kuzeyinde yeni gözlem noktalarıyla oluşturulacak Türkiye sınırından 5-10 km derinlikli bant ile göç Suriye toprakları içinde tutulmalıdır.

5. Astana Platformu’nun dışında yeni bir cephe ve çözüm arayışı, Türkiye’ye yeni sorunlar getirecektir. O nedenle ABD ve NATO İdlib sorununa kesinlikle dahil edilmemelidir.

6. Türkiye, bölge sorunlarını bölge ülkeleriyle, komşusuyla sorununu komşusuyla çözmelidir.

Kaynak: MehmetAliGuller.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here