8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne giderken, Hacettepe Üniversitesi Kız Öğrenci Yurdunda öğrencilerle konuştuk. Kampüs yaşamında ulaşımdan tacize, yurtların hijyenine ve ışıklandırmasına kadar birçok sorunu anlatan kadınlar, özgür ve güvenli bir üniversite istiyor.

‘Cezalar caydırıcı değil’

İngilizce Mütercim Tercümanlık Öğrencisi Büşra kadının toplum tarafından ötekileştirilmesine dair aile ve toplum yapısını eleştirerek, bu durumun aile ile başlayıp üniversite sıralarına kadar uzanan bir bilinçsizlikle devam ettiğini dile getirdi. Fakülteden kampüs çıkışına kadar olan ulaşımda kullandıkları rinklerin ücretli ve sayılarının az olması nedeniyle otostop yapmak zorunda kaldıklarını belirten Büşra, otostopta sürekli taciz tehdidiyle karşı karşıya kaldıklarını söyledi. Büşra, özellikle taciz ve tecavüz olaylarında uygulanan cezaların caydırıcı olmadığını vurguladı.

‘Ulaşım zorluğu nedeniyle alternatif çözümler arıyoruz’

Yine otostopta yaşanan tacizlere dikkat çeken İstatistik Bölümü Öğrencisi Melisa ise, “Maddi imkansızlıklar yüzünden başvurduğumuz otostopta can güvenliğimiz yok, fakat sürekli artan yurt fiyatları ve okuldaki diğer ücretlendirmelere karşı ulaşım için alternatif çözümler aramak zorunda kalıyoruz” dedi.

Yurtlarda hijyen sorunu 

Tüm bunların yanında, yurt özelinde kadın olarak yaşamanın zorluklarına dair konuşan Sosyal Hizmet Öğrencisi Şule ve Beslenme ve Diyetetik Öğrencisi Tuğba, hijyen açısından oldukça yetersiz olan bu yurtta her an mikrop kapma tehlikesinin olduğunu belirterek, ödenen yurt ücretlerine rağmen yurt olanaklarında herhangi bir iyileştirilme yapılmadığını vurguladılar. Yurttaki hijyen eksikliğinin yanında ped fiyatlarının sürekli armasından da şikayetçiler.

Hala ışıklandırma sorunu var

Kadın sorununun en azından üniversitelerde aza indirgenmesi için kampüs içinde güvenlik önlemlerinin alınması gerektiğini söyleyen Spor Bilimleri 1. Sınıf Öğrencisi Aleyna Ceren ise hâlâ ışıklandırma sorununun devam ettiğine dikkat çekerek “Kampüs girişinde 10 lira ile giriş izni vereceklerine, kampüs içindeki ışıklandırma problemini çözerek güvenilirliği arttırsınlar” dedi.

Bahsi geçen bu problemlere dair yapılması gereken ilk şeyin toplumu bilinçlendirmek adına etkinlikler yapmak olduğunu söyleyen Kimya Bölümü 4. Sınıf Öğrencisi Melike Akdağ da “8 Mart’a daha farkında ve bilinçli bireyler olarak gitmek çok önemli” dedi.

Fransızca Mütercim Tercümanlık Hazırlık Sınıfı Öğrencisi Melis Adalı ise, öncelikle problemin nedeninin ve tetikleyici sebeplerinin tahlil edilmesi ve çözüm adımlarının da bunlar etrafında örülmesi gerektiğini söyledi. Temel sebebin aile ve çocuğun yetiştirilme tarzı olduğunu düşünen Adalı, “Ortaya çıkan şiddet ve taciz olayları, çocukların küçüklüklerinden beri anne-babalarının iletişim biçimine göre şekilleniyor” diyerek var olan aile yapısının mevcut problemlere neden olduğunu vurguladı.

Kaynak: Evrensel

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here